18 kişi kendisini tutuyor, 1 arkadaşı var.
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
kıskandım gogen'i tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen'e,
kadere,
sana,
bana ,
bir de gittiğin arabanın tekerine
ne diyordum arkadaş....
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini
sırayla olurum fatih, selim, kanuni
bazen kadın hamamında tellak....
bazen christoph colomb
napolyon'ken düşünürüm elbede geçen günleri
`timur 'ken beyazıt'ı yenişimi....
bir kere aristo'nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen jan dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
eğer daha da içersem
shaskespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be platon...
bir içsinde görsün....ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
islak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş....
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
şehrin izbe sokaklarında
yavaş yavaş kaybolur benliğim...
Bazı insanlar aile kurmaya önem verirler.Yani buna değer verirler.Bazılarıysa başka birtakım şeylere değer verrler.Onlara değer verirken niye değer verdiğini düşünmez bile toplumun içinde erimiş olan birey.Toplum koleje girmyi değer olarak sundğu için artık o koleje girmeye çalışır,üniversiteye girmeye çalışır. İyi bir işe girmek için yarşır.Özel bir kadnla evlenmk için yarışır.Devamlı bir yarış ve kazanma zorunluluğu.....................
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Pencereyi kapat anne korkuyorum./ Neden korkuyorsun./ Sineklerden./ Hangi sineklerden./ Bahçedekilerden./ Bahçede sinek mi var./ Bahçede sinek var. Hem de bir sürü./ İçeri girseler ne olur ki./ Korkuyorum dedim ya./ Sinekten mi./ Evet sinekten./ Sivri sinekten./ Hayır kara sinekten./ Bahçede kara sinek mi var./ Bahçede binlerce kara sinek var./ Göremiyorum./ Görmen gerekmiyor anne. Nolur kapat pencereyi. Işığı görünce hepsi içeri doluşuyor./ Emin misin. Ben daha hiç bu evde kara sinek görmedim./ Görmedin mi./ Görmedim./ Görmüyor musun./ Neyi./ Tavandaki sinekleri./ Hayır görmüyorum./ Tam lambanın sağında./ Hayır hala görmüyorum./ İki taneler./ İki tane mi./ Yan yana duruyorlar./ Hala görmüyorum./ Pencereyi neden kapatmıyorsun./ Çünkü dışarıda çok güzel bir yağmur sonrası kokusu var.
Annem odadan çıkar çıkmaz tavandaki sinekler sevişmeye başlıyorlar. Yatağa mıhlanıp öylece kalakalıyorum. Az önce onun ısrarla görmediği iki sinek şimdi sevişiyorlar. Tavanda. Lambanın tam yanında. Pencere hala açık. Öyle tuhaf sevişme sesleri çıkarıyorlar ki az sonra biliyorum diğerleri de bu sesleri duyup gelecekler.
Sineklerin ışığa geldiğini sanırdım. Ama ses onlar için ışıktan daha çekici. O yüzden yatakta mümkün olduğunca sessiz kıpırtısız öylece sırtüstü dümdüz yatıyorum. Nefesim bile davetkar biliyorum. Sinekler sevişirken yatakta öylece yatıp nefesimi tutuyorum. Sessizlik onların sevişme seslerini daha çok ortaya çıkarıyor. Sinekler tavanda sevişirken, daha önce hiç duymadığım bir tonda vızıldıyorlar.
İşte bir tane daha geldi. Tavandakilerin yanına gideceğine bana doğru uçuyor. Acaba o sesleri benim çıkardığımı mı sanıyor. Oysa nefesimi tuttum. Soluk bile almıyorum. Kıpırtısız kıpırtısız kıpırtısız kaskatı yatakta öylece upuzun korkuyla sırtüstü kaskatı öylece nefessiz korkuyla yatakta sırtüstü hareketsiz ölü gibi ölüymüşçesine ölmüşçesine öylece... yatıyorum. Ölmek üzereyim ama sinek, vızıltıların benden çıktığını sanıyor. Geldi. Yastığıma kondu. Başımı çevirip bakmıyorum. Yastığın üzerinde duruyor. Kapkara kocaman kapkara kocaman kara bir sinek. Tam yanımda yanı başımda yastığımda incecik ayaklarının üzerinde gözlerini bana dikmiş bakıyor. Kara sinek benden çıkan sesleri dinliyor.
Diğer ikisine bakıyorum. Hala tavandalar; ışığın yanında vızılvızıl sevişiyorlar. Yanımdaki, yanı başımdaki yastıktaki kara sinek bana bakıyor. Küçücük gözleri olmalı. Küçücük gözlerinde dev bakışları. İncecik ayakları olmalı. Tutsam ayaklarından koparsam ayaklarını koysam yeniden yastığa bana böyle bakmaya devam eder mi. Ayakları kopunca, kanatları uçmaya küser mi. Ayaksız bir kara sinek ne ister hayattan.
Benim ayaklarım ince değildi. Hatta kalın bile sayılırdı. Mahalledeki bir kız kalın bilekli kadınların şanslı olduğunu söylemişti. Sevinmiştim. Onun bilekleri incecikti. İncecik bilekli bir çingeneydi. Tüm çingenelerin bilekleri inceydi. Çingeneler o yüzden kara talihli. Kara sinek misali. İnce bacaklı çingeneler mahallesi. O mahallede çocukların yüzlerinde yaralar vardı, ellerinde ve bacaklarında da yaralar, açık yaralar. Açık yaraların üzerini gün boyu kara sinekler yalar.
Dilleri var mı anne kara sineklerin.
Dilleri olsa kara sineklerin, konuşsalar, bana ne derler. Senin bacakların kalındı derler. Bizimkiler gibi değildi. Çingenelerinki gibi hiç değildi. İyi talihli kalın bacaklı kız seni. Kara saçlı kalın bacaklı zavallı. Derler miydi. Benim bacaklarımın bir gün kesileceğini bacaklarımın dizlerimden kesileceğini ayaklarımın kesileceğini bacaklarımın kesilip benden önce bedenden önce her şeyden önce ben ölmeden önce toprağa gömüleceğini söyler miydi kara kanatlı ince bacaklı sinekprens.
Sineklerin erkekleriyle dişileri ayrı mı anne.
Bence her iki cins de bir bedende. Bazen sinekleri tek başlarına kendileriyle sevişirken görüyorum. Tıpkı birbirleriyle sevişirken olduğu gibi o garip vızıltıları çıkarıyorlar. Tek başlarına. Önce incecik ön bacaklarıyla incecik arka bacaklarını okşuyorlar. Sonra incecik ön bacaklarıyla kendi saçlarını tarıyorlar. Gözlerini kapıyorlar. Saçlarını tarıyorlar. Gözlerini kapıyorlar saçlarını tarıyorlar.
Bacaksız bir sinek sevişemez ki anne. Kendini bile okşayamaz. Saçını bile tarayamaz. Öylece bir yerde duramaz. Hiç hiç hiç hiç ama hiç denge kuramaz. Düşer. Koyduğun yerde koyduğun yerden daha aşağıda ne varsa oraya aşağıya çukura derine uzağa yalnızlığa uzaktaki yalnızlığa derin yalnızlık çukuruna aşağıya aşağıya çok çok çok aşağıya düşer. Düşer. Düşer. Bacaksız bir sinek kim bilir neler düşler.
Düşler de gözlerle mi görülür anne.
Sinek hala yanımda yastıkta öylece bana bakıyor. Hayır ayaklarını koparmayacağım. Gözlerini oyacağım. Bana öyle bakmasına izin vermeyeceğim. Bana öyle öyle öyle sanki sanki sanki sevişmek istercesine.
Aslında seninle sevişirdim sinek. Eğer bacaklarım olsaydı sevişirdim seninle. Tıpkı sinekler gibi. Bacaklarımı senin beline sarardım. Dilimle gözlerini yalardım. Vızır vızır vızır vızzz vızzzz vızzzzzzzzzzzzzz.
Şimdi de sinek benden korkuyor anne. Onun bacaklarını koparmamdan. Gözlerini oymamdan. Kanatlarını yolmamdan. Onu dışarı atmamdan korkuyor anne. Onla sevişirim diye korkuyor. Sinek bile benimle sevişmek istemiyor.
Bak dedim sana anne hepsi içeri girdiler. Bahçedeki binlerce sinek artık içerdeler. Yatağımın üzerinde tek bir vız çıkarmadan öylece donmuş gibi kaskatı öylece duruyorlar. Ben de duruyorum. Öylece kaskatı donmuş gibi yatakta üzerimde binlerce kara sinek. İncecik ayaklarının tenime değişini hissediyorum... hepsinin... tek tek. Onlar da incecik ayaklarının ucunda beni hissediyor olmalılar. Hepsinin yüzlerinde gözleri var. Hepsinin ağızlarında dilleri. Yaralarımı yalamaya geldiler. Kim söyledi onlara benim yatakta yaralarla yattığımı, bacaklarımın yıllar önce koptuğunu. Kopan yerlerde yıllardır yaralar olduğunu.
Anne yardım et. Sinekler yaralarımı istiyorlar. Sinekler yaralarımı seviyorlar. Anne yardım et sinekler yaralarımın üzerinde birbirleriyle birbirleriyle birbirleriyle hep birlikte sevişiyorlar.
Pencereyi kapat anne. Hayır sinekler değil, artık kelebekler geliyor ışığa. Kelebeklerden korkuyorum anne. Kısacık yaşamları, kocaman dev ağızları var onların. Rengarenk kanatlarının altında korkunç sırlar saklı. Benimle konuşmak istiyorlar. Bir gece uykudan aniden uyanan ve bacaklarımı koparan adımın, babamın adını fısıldıyorlar... deli babamı anne deli babamı bana anlatıyorlar... babam benimle sevişmek istemiş... babam benimle sevişmek istemiş... babam benim bacaklarımı... benim bacaklarımı... benim bacaklarımı onun için kesmiş...
Kelebeklerin söyleyeceklerini duymak istemiyorum anne...
Gelmesinler, karasinekler, rengarenk kelebekler, kimseler, kimseler, kimseler gelmesinler... Bacaksız bedenimi, bacaksız bedenimdeki kurtlanmış kırmızı lekeleri görmesinler, aklımın kanını içen karasinekler... kan içerken sevişen... anne... sinekler sevişirken yaşayamam ben....
|
|
sanat3067 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
düşünce çöplüğü2956 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
vasıflı deliler2865 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
deviantart1706 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Güzel Sanatlar1674 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kisafilm618 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
animasyon482 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
fermuar145 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
ırkçılığa dur de892 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
karakalem558 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |